:::: MENU ::::

17 Ocak 2015 Cumartesi

  Tarih boyunca, Türk Milleti inişli çıkışlı yollardan geçmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Amaç,Türk milletini refaha ulaştırmak ve nesillere güzel şeyler sunmak olmuştur. Bu, insanoğlunun tabiatında varolan genel anlamda bir düşüncedir. Bu sebepten dolayıdır ki, aile biriminde daha net bir şekilde görülür. Eğer, aile içerisinde kaidelere uygun bir birlik ve beraberlik yoksa, önce huzur ortamı bozulur. Sonra fertler ayrı ayrı istikametlere dağılınca, aile düzeni diye  bir şey kalmaz. Daha sonrası malumdur.

 Ülkelerde de buna benzer bir şekilde işleyiş mevcuttur. Devlet yönetimi daha da geniş ve zorluğundan dolayı yasalarla idare edilir. Bu yasalara uyulması gerekli olurken, birlik ve beraberlik şarttır. Eğer tarih incelenirse görünen odur ki, bir çok güçlü devletin yıkılmasının sebebi söz  konusu faktörlerin bozulması neticesinde  olmuştur. Daha sonrasında ise, dengelerin bozulması itibarı ile parçalanmalar söz konusu olur. İşte burada sinsi güçlü devletler fırsatı ganimet bilerek, sözde “Demokrasi’yi” getireceklerini vaat ederek söz konusu olan ülkeye topuyla tüfeğiyle girerler. Yakın tarihte örnekleri çok; Yugoslavya,  Afganistan ve Irak ile yetinelim şimdilik.

  Bizim ülkemiz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, batılı emperyalist güçlerin korkulu rüyası olmuştur KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ve de sinsi güçlerin bugün tek hedefi birlik ve beraberliğimizi dinamitlemektir.
    Sonrası mı ?
  Atatürkçü ilke ve inkılapları en önce yok etmek gayeleri vardır. Çünkü, Türk milletinin  İstiklal Savaşı onların korkulu rüyası olmuştur da ondan. Çanakkale Destanı da dünyada bir şaheserdir ve Türk’ün gururudur…

  Osmanlı İmparatorluğu topraklarının kaybedilmesinin yegane sebeplerinden en önemlisi, sinsi güçlerin içimize sızmasıdır ve kardeşi kardeşe düşürmesi en etkili etken olmuştur.
   Bugün yine aynı senaryoyu ortaya koymak ister namertler. Türk-Kürt  ve diğer etnik kökenli vatandaşlarımızı ayrı  cephelere çekmek istemelerinin biricik sebebi budur sevgili okuyucularım.

  Türkiye Cumhuriyeti Devleti  “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyenlerin cennet vatanıdır. Bu gerçeği benimsemek demek, ülkemi seviyorum demektir… Türk, Kürt, Çerkez,Abaza hiç fark etmez!

  Sev ki, sevilesin. Sevilmek insanı en mutlu kılan bir değerdir. Bu vasıflar yok olursa, bilinmelidir ki, huzur elden gider, kavga başlar. Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak istiyorum. BİRLİK VE BERABERLİK ZAMANIDIR ŞİMDİ!
                        ***
   
Şair Şaban DEMİR’İN bir şiiri ile
veda ediyorum.

                
ÖZE DOĞRU

Ne zaman ki özümüzden koptuysak,
İki ara, bir derede kalmışız.
Yasa, töre, tepe tepe yürüdük
İki ara, bir derede kalmışız.

Bir zamanlar titrettirdim dünyayı,
Ada ada, dolaşırdık deryayı,
Şifa olur, kaldırırdık hastayı,
İki ara, bir derede kalmışız.

Üç soysuzun ardına verip gittik
Çağdaş olma yolunda, niyet tuttuk,
Yol varmadı, niyetleri unuttuk,
İki ara, bir derede kalmışız.

Teşhis, yanlış yapılınca, hep sorduk,
Çok inledik, çok sızladık ve gördük
Keltepenin yamaçlarında durduk,
İki ara, bir derede kalmışız.

Silkinerek, gelin şaha kalkalım,
Bizim olan meşaleyi yakalım,
Öze doğru, giden yola bakalım,
İki ara, bir derede kalmışız.

        Esen kalın.                                          

0 yorum:

Yorum Gönder