:::: MENU ::::

8 Ocak 2014 Çarşamba


  
 Türk Milletinin en önemli özelliklerinden birisi mertliğidir. Mert insan da ikiyüzlü asla olamaz. Çünkü yapısında ki özelliklerle bağdaşamaz. Yani “Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol “ atasözü Türkün bağrından çıkmıştır. Ne yazık, üzülerek de olsa belirtmek gerekirse, bu özelliklerimiz büyük ölçüde zedelenmiştir. Kültür,anane ve göreneklerimizin bir çöküntüye doğru gittiğini görmekteyiz. Bunda en büyük etken kanımca batılı ülkelere özenmek olmuştur. Halbuki, Batı dünyası önce kültürümüze ve daha sonra da her yönde Türk Milletinin gidişatına zarar vermektedir. Bunu görmeye görüyoruz ama, bir türlü bu gidişata çare aranmıyor doğrusu.

   Gidişat böyle olunca da, başta gençlik gerekli olduğu gibi terbiye ve Türk ananelerinden gıdasını alamamaktadır. Bu hususta en başta iş öğretmenlere düşer kanısındayım.Öğretmen önce kültürümüzü, daha sonra da tarihimizi ve onur-gurur üzerine tahsil inşa etmelidir. Bu nitelikleri her şeyden önce tutmalıdır. Yoksa,Türk Milletinin yolu uçuruma doğru gider ve tamiratı mümkün olmayan kazaya yol açar !

  İkiyüzlülük, yukarıda yazdıklarımla paralel bir şekildedir,yani insani değerler ve Türk’e mahsus töreler alt-üst olduğu zaman,iş çöküntüye doğru yol alır. Onur ve gurur Türk Milletinin en hassas meselesi olması gerekir. Şanlı tarihimizden bu dersleri almamız gerekir. Yoksa Batılı milletler Türk Milletini uşağı yaparlar. Niyetleri de sanki bu…

   Her insanın dikkatini çeken olumsuz özel TV yayınları, çocukları ve gençlerimizi hem şiddete, hem de psikolojik bunalıma  götürmektedir. Buna rağmen bu gidişata yetkililer acaba neden son vermek istemiyorlar ? RTÜK bir takım önlemler alacaktı, ne oldu da pas geçildi acaba ? Karar alınıyor ama, uygulama yok.
 -Neden ?

  Türkçe’miz diller arasında en zengin dillerdendir. Asya’nın doğusundan doğu Avrupa’ya kadar uzanan çeşitli bölgelerde konuşulur. Bunun dışında da dünyanın dört bir yanına göç  eden Türk kardeşlerimiz var. Değişik bölgelerde değişik  lehçeler  olabiliyor. Fakat esas kök, Türk dili olunca bu bir zenginlik teşkil eder.Ülkemizde de yer yer değişik şiveler konuşulur. Bu da zaten dilimizin zenginliğini gösterir. Kelime açısından da Türkçe’miz  çok zengin. Böyle olunca da konuşma ve yazışma esnasında tercih ettiğimiz kelimeleri seçme şansımız var. “İnsanın doğası bir başka” başlığı altında yazmış olduğum bir makalemin  “doğa” kelimesini eleştiren sayın Süleyman Deveci bey efendi, “tabiat olsaydı daha iyi olurdu” dediler. Kesinlikle kendilerine katılıyorum. O şekilde yazsaydım olurdu. Fakat  “doğa ve tabiat” kelimeleri eş değer sözcüklerdir. Zaten ben hep şunu savunmuşumdur: Eleştiri veya tenkit olmalı. Yoksa güzele ve mükemmele gitmek imkansızdır. Karşılıklı saygı ve sevgi  içerisinde doğruları buluruz. Bundan benim hiç şüphem yok. Saygılar sunarım efendim…

 Esen kalın.

0 yorum:

Yorum Gönder